Ayasofya-i Kebir Camisi’nde devam eden kapsamlı restorasyon süreci kapsamında, ana kubbenin güçlendirilmesi için gerekli çelik konstrüksiyon çalışmalarında vinçlerin iç mekâna alınması zorunlu hale geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen uygulamalar, tarihi yapının özgün dokusuna zarar vermeden ilerlemesi için Bilim Kurulu denetiminde titizlikle planlandı.

43,5 Metrelik Çelik Sistem İçin Statik Hesaplar Yapıldı

Bilim Kurulu tarafından oluşturulan proje doğrultusunda, kubbenin dış yüzeyinin geçici olarak çelik konstrüksiyonla kapatılması ve güçlendirme çalışmalarının güvenle yürütülmesi amacıyla 43,5 metre yüksekliğinde dört ana kolonun inşasına karar verildi. Bu kolonların taşınması ve montajında kullanılacak çelik malzemelerin ağırlığı nedeniyle iş makinelerinin iç mekâna alınması teknik olarak zorunlu görüldü.

Uygulamaya geçilmeden önce caminin batı yönünden giriş güzergâhı belirlenmiş, sabit ve hareketli yükler için statik hesaplar yapılmış, zemin taşıma kapasitesi test edilmiş ve geo-radar taramaları tamamlanmıştır. Yapılan analizlerde zeminin metrekare başına 25 ton yük taşıyabildiği tespit edilmiş; koruma amaçlı olarak 30 ton taşıma kapasiteli özel bir sistem inşa edilmiştir. Çalışmalarda kullanılacak en büyük aracın zemine düşen yükünün yalnızca 6 ton olduğu belirlenmiş, kurulan özel sistem ise bu yükün çok üzerinde bir dayanım seviyesinde hazırlanmıştır.

Ayasofya’nın Mermer Zeminleri Çok Katmanlı Sistemle Korunuyor

Tarihi mermer döşemelerin zarar görmemesi için iç mekânda çok katmanlı, özel olarak tasarlanmış bir geçici döşeme sistemi oluşturuldu. Bu sistem; buhar geçişine izin veren geotekstil örtü, keçe, kum tabakası, 18 mm kontra, ahşap karkas, karkaslar arasına yerleştirilen yalıtım malzemesi, darbe ve sesi önleyen şilte ve en üstte baklava desenli metal levhalardan oluşuyor.

Bu yapı sayesinde hem zeminin özgün mermer dokusu darbeye ve titreşime karşı korunuyor hem de iş makinelerinin ağırlığı güvenli şekilde dağıtılarak restorasyonun sağlıklı ilerlemesi sağlanıyor.

Bilimsel Olarak Denetlenen Süreç

Ana kubbenin kurşun kaplamalarının yenilenmesi, dış yüzeyde biriken molozların temizlenmesi ve kubbenin deprem güvenliğinin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalar, yüksekte çalışma güvenliği kurallarına uygun biçimde uygulanıyor.

Restorasyonun tüm aşamaları Bilim Kurulu tarafından düzenli olarak denetleniyor; kullanılan ekipmanlar ve yöntemler uluslararası restorasyon standartları çerçevesinde belirleniyor. Kubbe çevresinde kurulacak geçici çelik örtü sistemi, olumsuz hava koşullarının yapıyı etkilemesini engellemek ve çalışmalar sırasında mozaikler ile taşıyıcı elemanların korunmasını sağlamak amacıyla planlandı.

Egzoz Emisyonu ve İç Mekân Hava Kalitesi İçin Ek Önlem

İç mekânın tarihi bezemelerine zarar gelmemesi için iş makinelerinin egzoz dumanı duman emici cihazlarla kontrol altına alınıyor. Böylece hem hava kalitesi korunuyor hem de hassas yüzeylerde birikinti oluşması engelleniyor.

Tarihi Yapıya Zarar Vermeden İlerleyen Büyük Restorasyon

Yaklaşık 15 asırlık geçmişe sahip Ayasofya’nın geleceğe güvenli şekilde aktarılması hedefiyle yürütülen çalışmalar, yapının özgünlüğünü koruma prensibiyle sürdürülüyor. Çelik konstrüksiyon taşıyıcılarının kurulumu, zeminin korunması, kubbenin güçlendirilmesi ve restorasyon alanında uluslararası standartların uygulanması sayesinde Ayasofya’nın tarihi dokusuna herhangi bir zarar gelmeden çalışmalar devam ediyor.

Restorasyon sürecinin, tüm aşamalar tamamlandıktan sonra Ayasofya’nın deprem güvenliğini artırarak yapının uzun vadeli korunmasına katkı sağlaması hedefleniyor.